The Purple Rose of Cairo (Woody Allen, 1985)
seni sevince pazara çıktım sevinçten
enginar aldım “süper enginarlar” diye bağıran adamdan
oturup ağladım, sonra şaşırdın.
bu “süper” oluşta canımı acıtan bir şeyler vardı
canımın acısıydın.
ben bir tek o canı unutmamak için her şeyi hatırlamıştım.
keşke nane şeker gibi mentollü bir buluttan doğsaydım
beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi.
keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı.
çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı.
gözlerin bir yeşil fanila unutulmuş balkonda
sicim yağmur taklidi
artık iyice inceldi.
- Didem Madak.